FRTB Uyumu İçin Acele Etmemek Lazım…

Basel Komitesi’nin 2022 yılında yürürlüğe girmek üzere Aralık 2017’de açıkladığı son düzenleme paketinin en maliyetli bileşenlerinden birisi ve muhtemelen de en maliyetlisi sanırız yeni piyasa riski düzenlemesidir. Aslında Basel Komitesi tarafından ticari portföyün esaslı bir şekilde gözden geçirilmesi  (FRTB-Fundemental Review of Trading Book) temasıyla yürütülen çalışmalar sonucunda ortaya çıkan yeni piyasa riski standartları Ocak 2016’da yayınlanmış, yeni düzenlemenin 2019 yılsonundan itibaren uygulanması planlanmıştı. Ancak ilk uygulama tarihi, Aralık 2017 paketinde yer alan diğer düzenlemelerle birlikte 2022’ye ötelendi.

FRTB, 1996 yılından bu yana yürürlükte bulunan standart ve içsel piyasa riski ölçüm yöntemlerini kökten değiştiren kapsamlı bir düzenlemedir. İçsel tarafta en önemli değişiklik %99 güven düzeyindeki Riske Maruz Değer (VaR- Value at Risk)’in, %97.5 güven düzeyindeki  Kuyrukta Beklenen Kayıp (ES-Expected Shortfall ) ile değiştirilmesidir. Ancak yeni düzenlemenin Stres ES yaklaşımı, küresel krizden sonra Basel 2.5 ile getirilen Stres VaR’dan daha insaflıdır.

FRTB,  bizim bankalarımız için çok daha önemli olan standart ölçüm yöntemlerini de kökten değiştirmekte, ancak kabul edilen yeni standart yaklaşım ileri ve içsel yaklaşımları aratacak ölçüde kompleks ve zahmetli ve yine muhtemeldir ki maliyetli bulunmaktadır.  Piyasa riski ölçümünde halen kullandığımız standart yaklaşımın teorik temeli 1960’larda ‘Sharpe ‘ tarafından kurgulanan Finansal Varlıkları Fiyatlama Modeli (CAPM)’ne dayanıyor.  Menkul kıymetlerdeki fiyat oynaklıklarının birbirinden ayrıştırılabilecek iki bileşenden (sistematik risk veya genel piyasa riski + spesifik risk) oluştuğunu varsayıp, sermaye yükümlülüğü hesaplıyoruz. Yeni düzenlemede ise piyasa fiyat oynaklıklarının karşılığı olarak  görebileceğimiz üç risk bileşeni bulunmaktadır: Genel Piyasa Riski + Kredi Spread Riski + Temerrüt Riski.  Mevcut düzenlemedeki spesifik risk bileşeninin,  yeni düzenlemedeki tam karşılığının ne olduğu tartışmaya müsait.   ‘Kredi spread riski’nin büyük ölçüde spesifik riski ikame edeceği söylenebilir.  Basel Komitesi dokümanlarından anladığımız, kredi spread riski öncelikle borçludan bağımsız olarak,  enstrümanın kredi kalitesine (örneğin BBB kredi notuna) piyasanın biçtiği spreadi, sonra da sadece borçluya veya borca özgü risk faktörlerinden kaynaklanan ‘spesifik kredi riski spreadi’ ni karşılamayı hedefliyor. Temerrüt riski karşılığı ise spesifik kredi riski spreadinin de kavrayamadığı uçtaki temerrüt hadiselerini karşılayacak ilave ve yeni bir bileşen olarak görülebilir. Bu çerçevede, örneğin alım-satım hesaplarındaki faiz getirili enstrümanlar için piyasa riski sermaye yükümlülüğü bileşenlerini ve kavradıkları riskleri aşağıdaki şekilde resmetmek mümkün:

Yeni düzenleme ile ‘genel piyasa riski’ ve ‘kredi spread riski’ ‘duyarlılıklara dayalı yöntem’ ile ölçülecek. Ne var ki  ‘Duyarlılıklara Dayalı Yöntem’ kendi altında üç tür sermaye yükümlülüğü barındırmakta: Delta, Vega ve Kurvatür

 FRTB’nin ortaya çıkmasıyla, doğal olarak tüm bankaların bu kadar kompleks bir düzenlemeye ihtiyacı bulunup bulunmadığı da tartışılmaya başlanmış, Basel Komitesi uluslararası aktif veya sistemik önemli olmayan bankalar için daha basit bir standart ölçüm versiyonu için çalışma başlatmıştır.  Haziran 2017’de istişareye açılan ilk taslak,  risk faktörleri ve varlık fiyatları arasındaki doğrusal ilişkileri kavrayacak Delta sermaye yükümlülüğünün uluslararası aktif/sistemik önemli olmayan bankalar için yeterli olacağını (bu bankaların Vega ve Kurvatür sermaye yükümlülüklerini hesaplamamasını)  öngörmekte idi.  Mart 2018’de yayınlanan ikinci istişari dokümanda ise hem FRTB standart yaklaşımındaki bazı risk ağırlıklarının bankalar lehine revize edilmeye çalışıldığı görülmekte hem de uluslararası faaliyeti sınırlı/sistemik önemli olmayan bankalar için basitleştirilmiş standart yaklaşım versiyonu yanında, mevcut Basel 2 standart yönteminin risk katsayıları artırılarak kullanılmasının da bir alternatif olarak değerlendirildiği açıklanmaktadır. İkinci alternatif tercih edildiğinde Basel 2 piyasa risk ağırlıklarının (dolayısıyla sermaye yükümlülüklerinin) kalibrasyonunda kullanılması planlanan çarpan seviyeleri aşağıdaki gibidir.

Mart 2018’de piyasa riski sermaye yükümlülüğü revizyonu olarak yayınlanan istişari doküman dikkatle tetkik edilmediği müddetçe,  fevkalade önemli olabilecek bu ayrıntıyı gözden kaçırmak hayli kolay gözüküyor. Üstelik üzerinde zaten çok uzun süredir çalışılmış olan basitleştirilmiş versiyonla ilgili nihai bir açıklamanın yapılmamış olması, hayli sürpriz bir şekilde ortaya çıkan yukarıdaki alternatif üzerinde daha detaylı çalışıldığına yorumlanabilir mi bilmiyoruz. Ancak dikkatle takip etmekte fayda var.

Not: Nihai düzenleme 14 Ocak 2019′ da yayınlandı. Küçük ölçekli kompleks olmayan bankalar için özel bir versiyon geliştirme yerine mevcut standart yöntemin risk ağırlıkları artırılarak kullanılabilmesi seçeneği üzerinde uzlaşıldı. Kalibrasyonda kullanılacak çarpan seviyeleri faiz, hisse, emtia ve döviz için sırasıyla 1.30, 3.50, 1.90 ve 1.20 olarak belirlendi.

 

Yasal Uyarı: Bloğumuzda yayınladığımız yazıların öncelikli amacı,  ‘Bankacılıkta Risk ve Sermaye Yönetimi’ isimli  kitabımızın okuyucularına kitapta irdelenen konularla ilgili  daha kapsamlı ve gerektiğinde daha güncel bilgi sunmaktır. Yazılarımızda   yeralan tespit ve değerlendirmeler şahsımız dışında  hiçbir kişi veya kurumu bağlamaz. Yatırımcılar, yazılarımızda yeralan bilgi, tespit ve değerlendirmelerden hareket ederek para veya sermaye piyasalarında pozisyon aldıklarını iddia edemezler. Yatırım danışmanlığı ile iştigal edenler, yatırımcıları yönlendirici mahiyette tavsiyelerde bulunanlar, yazılarımızdan, kaynak göstermek suretiyle dahi alıntı yapamazlar.